MiniMaksi Özel Röportajı: Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee’yi Konuştuk

Bu yazı tarafından 23 Nisan 2013 yazıldı.
pepee

Pepee artık bir kahraman! Herkes tanıyor; 3-6 yaş arası çocuklar için tasarlanmış olsa da, bugün 7′den 70′e tüm Türkiye onu biliyor. Pepee’nin yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiçile MiniFikir için özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu Sahibi ve Çizgi Film Karakteri Yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee’nin oluşum hikayesini, neden bu kadar benimsendiğini, başarılarını, lisanslı ürünleri, konserleri, şarkıları konuştuk.  Pepee’nin altı ülkede yayına girmek üzere olduğunu da söyleyelim. Yani Pepee artık ülke sınırlarını aşıyor.

“Pepee’de tesadüflere yer vermedik” diyen Bilgiç’ten yeni bir karakterin de yolda olduğunu öğrendik.

MiniFikir’e en çok tıklanarak gelinen kelime olanilk Türk çizgi film kahramanı  “Pepee”nin bu kez haberlerini değil, tüm merak edilenlerini paylaştık.

Teşekkürler Ayşe Şule Bilgiç.

Sevgili Ayşe Şule Bilgiç; Pepee fikrinin ilk oluştuğu zaman, an… O anı ve derken o günleri bize anlatır mısınız?

Marmara İletişim Fakültesi mezunuyum. Daha okul yıllarındayken çizgi film konusunda hiç Türk karakter yok diye hayıflanırdım. Neden kimse yapmıyor diye de çocuksu duygularla yükselir hatta sinirlenirdim. Kimse yapmazsa bir gün elime fırsat geçtiğinde kesinlikle bir Türk karakter yapacağım derdim. Yaptığım bir torba dolusu işten kazandığım paralar ve Kıraç’ın müthiş desteği bana Düşyeri’ni kurma imkanı tanıdığında artık yıllardır kafamda olan bu düşü gerçekleştirmenin vakti gelmişti. Tüm olumsuzluklarına, imkânsızlıklarına, alıcısı olmamasına, altyapısı, nasıl yapıldığını bilen yetişmiş iş gücü olmamasına rağmen çok büyük bir inanç ve istekle başladım çizgi filme. Beni en çok motive eden şey aslında bu imkânsızlıklardı…

pepee_3 Pepee artık bir kahraman! İlk günlerden bu günlerin geleceğini tahmin ediyor muydunuz?

Açıkçası kendi yaş grubu olan 3-6 yaş grubunda çok ilgi göreceğinden emindik. Çünkü tamamen bilimsel veriler ışığında bu yaş grubunun ilgi, algı ve beklentisi göz önüne alınarak özel uzmanlarla tasarladığımız bir proje PEPEE. Ama şu an başka yaş gruplarında da fenomen haline gelen Pepee’yi ön gördüğümüzü söyleyemem. Çalışan anne ve babalar, ev hanımları, neneeler ve dedeler, üniversite öğrencileri, gençler derken tüm ülkenin bağrına bastığı bir karakter olması ise sadece düşlediğimiz bir şeydi.

Çizgi Film ilk kez rüzgârını benim estirdiğim, kendi başıma sıfırdan ve önümde hiçbir fırsat yokken oluşturduğum bir girişim. Sıfırdan, karar vererek tüm zorluklarına katlanarak giriştiğim bir iş…

Biz tam dört yıl önce olumsuzluklar içinden sıyrılıp, Türk halkına, özlem duyduğu bizim kültürümüzden, içimizden çıkan ama teknik olarak da Dünya ile rekabet edebilecek kalitede bir çizgi film yaratmanın peşine düştük. Bu düşümü ilk açıkladığımda herkes bana inanmaz gözlerle baktı. Türkiye’de az gelişmiş hatta var olmayan bir sektörde sıfırdan iş yapmaya başlamak belki de çılgınlıktı… Ama çok istediğim için ben bu işe başladım ve kimse izlemezse ileride kızıma izletirim diye düşündüm. Gururla söyleyebilirim ki 4 senenin sonunda bugün tüm Türk çocukları PEPEE’yi bağırlarına bastı.

Bugünlere gelmek elbette ki hayalimdi ve hedefliyordum. Bu nedenle beklemiyordum diyemem. Çünkü Pepee’de tesadüfe yer vermedik. Tek tesadüf olan 17-30 yaş grubunun Pepee konusunda fanatikleşmesi oldu. Bu benim de ön gördüğüm bir şey değildi. Allah yardım etti.

3-6 yaş için hazırlanmış bir karakter ve maceraları… Ama bu sözler Pepee’yi anlatmaya yetmiyor. Bu kadar sevilmesine neden olan nedir sizce?

Pepee’nin izleyicinin gördüğünde dokunmak isteyeceği, yanaklarını mıncıklamak isteyeceği bir karakter olmasını çok istedim… Bu istekten yola çıktık. Hedef yaş gurubumuz 3-6 yaş olduğu için çok basit çizgiler ile sade bir tasarım yapmamız gerekiyordu. İki zeytin göz ve bir çocuğun bile çizebileceği basit çizgilerle bezenmiş ağız ve yüz ifadeleri tamamen yaş grubumuzun ayrıntı algısı olmadığı gerçeğinden yola çıkarak tasarlandı. Sanırım özellikle yanakların mıncıklanma isteği kısmında son derece başarılı olduk.

Çocuklar ise kendilerini buluyorlar Pepee’de. İlk kez kendileri gibi konuşan kendileri gibi hareket eden, büyüklerin dünyasına değil miniklerin dünyasına ait ve bizim kendi özlerimizden beslenen bir karakter ile karşı karşıyalar. Kim ne derse desin genlerimizde kendi kültürümüze ait şeyler var. Pepee bunları harekete geçiriyor. Kendi gibi konuşan, kendi gibi eğlenen bir karakter ekran başındaki çocuğa çok sempatik geliyor. Ve Pepee ekran başındaki herkese mutluluk vaad ediyor. Pepee’nin dünyası bir çocuğun dünyasının saflığı, temizliğinde. Orada kötü olan hiçbirşeye yer yok. Heryerde kahkaha her yerde mutluluk var.

Daha önce sorulduğunu bilmeme karşın MiniFikir okuyucuları için sormalıyım, neden Pepe değil de Pepee?

Pepe yüzyıllardır Anadolu’da güzel Türkçemizde konuşma zorluğu çeken insanlara takılan bir sıfattır. Pepe Ahmet, pepe Ali’lerimiz vardır. Ama bizim ilk aklımıza gelen elin İspanyol “Pepe”si oluyor ne acı… Burada seyirciden tek bir şey için af dileyebilirim o da sondaki fazladan “e” harfi. Bu ise tamamen teknik olarak marka ayrıştırması yapabilmek ve uzatma efekti ile konulmuş bir fazladan “e”dir. O fazladan “e” olmasa yine bizim Anadolu’muzun “pepe”si büyük şehirlerde kimsenin aklına gelmeyecekti eminim. Yani Pepee %100 Türkçe bir isimdir.

pepee2Pepee’yi Türk çocuğu olarak tanımlıyorsunuz. Neden özellikle bir Türk çocuğu olarak planlandı ve bir Türk çocuğu olarak Pepee’yi diğer ülke çocuklarından ayıran şeyler neler?

Çünkü biz Düşyeri olarak kendi öz kültürümüzü yansıtan Türk çocuklarına yönelik bir çizgi film yapmak istedik. Buna bir anne olarak herşeyden önce benim ihtiyacım vardı. Gördüm ki tüm annelerin ihtiyacı varmış. Türkiye’de yaşıyoruz ve çocuklarımız yabancı çizgi filmlere doydu sanırım. Bu nedenle de farklı bir seçenek sunmak, içerisinde kendilerinden çok şey görebilecekleri bir çizgi film yapmak istedik. Pepee global zeminde yerel özellikler taşıyan bir proje. Bizim globallik anlayışımız yerel öğelerin yok edilmediği bir anlayış.

 Pepee’nin maceralarında aile de önemli bir yer alıyor değil mi?

Kesinlikle… Bizim toplumumuzda aile kavramı çok önemli çünkü… Pepee de annesiyle, babasıyla, kardeşiyle, nenesi ve dedesiyle tam bir sıcak aile ortamında… Kendi kültürümüzü yansıtıyor. Çünkü bizler için de ve aslında tüm insanlık için de aile önemlidir. Bugün Amerika’nın aile olgusunu topluma yeniden aşılamak için türlü çalışmalar yaptığını görüyoruz. Neden? Çünkü kaybedilen bu değer bir toplumu yok edebilecek kadar önemli bir değer aslında.

Pepee ülke sınırlarını aşabilir mi? Başka ülkelere yayın hakkı verildi mi?

Pepee yurt dışına açılmaya başlıyor. Geçen sene yurt dışı programının ön hazırlıklarını yaptık. Şimdi görüşmelere başladık. Önümüzdeki sezonda yayına girmesi için Arabistan başta olmak üzere 6 ülke ile görüşme halindeyiz. Amacımız bizim kültürümüze yakın olan toprakların çocuklarını da Pepee ile tanıştırmak. Ülkemizde doğan ve dünyaya yayılabilecek pek çok marka yaratabilecek güçte, birikimde ve enerjideyiz. Bu toprakların değerleri global arenada eksik olan ve aslında çok talep görecek değerler. Bu anlamda Düşyeri Global arenada pek çok karakteri ile var olacak. Ama yerel değerleri ön planda tutarak. Biz yerel öğelerden tamamen sıyrılmış globallik anlayışını sevmiyoruz.

Pepee ilk Türk yapım çizgi film kahramanı. Öyle sevildi ki bir tek çizgi filmle kalmadı, lisanslı ürünlere de dönüştü. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Düşyeri olarak aslında çizgi film yapımına öyle odaklanmıştık ki, bir gün oyuncakçılar, kırtasiyeciler kapımızı çalana, izleyicilerden “yabancı karakterlerin herşeyi var. Siz Türk olduğunuz için mi yapamıyorsunuz Pepee’nin ürünlerini?” diye şikayetler alana kadar, Pepee’nin lisanslı ürün pazarına girebileceğini hiç düşünmemiştik. Ancak bu talepler doğrultusunda Pepee Lisans programını yönetmek üzere DÜŞYERİ bünyesinde özel bir Lisans Departmanı kurduk. Ve şu an 24 lisansiyesi ile Pepee lisans piyasasında dünya devi karakterleri ve markaları sollar hale geldi.

Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu tarafından hayata geçirilen Pepee çizgi film kahramanlarının oyuncakları kaliteli dünya markalarının da Türkiye lisansiyerliğini yapan ve Türk tüketicisi ile buluşturan Neco Toys kalite ve güvencesi ile üretiliyor.

Türkiye’nin İlk Milli Çizgi Film Kahramanı Pepee’nin birbirinden renkli çantaları Türkiye’nin köklü firmalarından Hakan Çanta tarafından hazırlanıyor. Hakan Çanta okul çantaları, beslenme çantası, su matarası, kırtasiye ürünlerini piyasaya sunuyor.

pepee4Okul öncesinde çocukların en büyük ihtiyaçlarından olan eğitici yayın grubu, kağıt kırtasiye malzemeleri ve kutu oyunları ise Keskin Color kalite ve güvencesiyle üretiliyor. SGS (Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.) sağlık testleri mevcut olan Pepee ürünlerini anne babalar gönül rahatlığıyla çocuklarına kullandırabiliyor.

Düş Yeri’nin Pepee’si Uyku Seti ve Nevresim Takımlarıyla da çocukların, anne ve babaların ilgisini çekiyor. Pepee Uyku Seti ve Nevresim Takımları, Zorlu Tekstil Grubu’nun önde gelen markalarından Kristal ve Taç markalarının kalite ve güvencesiyle satışa sunuluyor.

Panço, Fen Oyuncak, Dolu Toy Factory gibi daha birçok Türkiye’nin önde gelen firması ile lisans anlaşmamız bulunuyor.

Pepee çizgi filmi dışında şarkılarıyla da çok popüler oldu. You Tube’da videoları yirmi milyondan fazla kez izlendi. Sizin besteleriniz olduğunu biliyoruz. Eşiniz Kıraç da aranje kısmını üstlenmiş durumda. Şarkıların başarısının sırrı nedir?

Pepee’nin şarkılarını Kıraç yapıyor. Kıraç’ın her konuda sonsuz desteğini alıyorum ve Pepee üzerinde büyük emeği olduğunu söyleyebilirim. Kıraç “Pepee”deki şarkılar bir “anne doğallığında olmalı” dediği için, sözleri ve besteleri ben yapıyorum. O da altın dokunuşlarla o melodileri harika şarkılar haline getiriyor. Çok önemsiyoruz. Çocukların zihinsel yapılarına ve algılarını geliştirici melodiler kullanıyoruz.

Pepee’nin bu kadar sevilmesinde müziklerinin de büyük payı olduğunu söyleyebilirim. Pepee’nin şarkılarını bir anne olarak ben mırıldanarak besteliyorum. Sonrasında Kıraç aranjelerini yapıyor. Bölüm içindeki sahne müziklerini ise Kıraç’ın Garbiyeli müzik Ekibinden değerli müzisyen arkadaşımız Nevzat Yılmaz yapıyor. Nevzat çoğu zaman, sahnelerin üzerine, sahnenin duygusuna göre, canlı birebir enstrümanları çalarak sahnelere can veriyor.

Şarkılarımızın başarısını ve hedeflediğimiz amaca ulaşmasını çocuk ruhundan çok iyi anlamamıza ve bu alanda çok fazla okuyarak kendimizi geliştirmiş olmamıza bağlıyorum. Dolayısıyla melodiler de bir çocuk doğallığında çıkıveriyor.

Bir Pepee cdsinin zamanı gelmedi mi?:)

Geldi hatta geçiyor bile ama birtakım engeller var onları aşmaya çalışıyoruz.

Pepee bir ekibin işi. Üstelik kızınız da seslendirenler arasında. Onun Pepee ile arası nasıl? Hangi karakteri daha çok seviyor, şarkılarını mırıldanan bir çocuk mu?

Iraz Pepee’yi çok seviyor. Neredeyse bütün şarkılarını biliyor ve söylüyor. Tam fanatik bir Pepeeci diyebilirim. Iraz Elif Pepee’nin doğmasına vesile olan kişidir. Bu yüzden de aralarında özel bir bağ olduğunu düşünüyorum. Herkesten önce Iraz Elif için yapmaya başlamıştım Pepee’yi. Onun sayesinde tüm Türkiye’nin bağrına bastığı milli bir çizgi film karakterimiz oluştu.

Bir Pepee macerası yazmasıyla çizmesiyle şarkısıyla hazırlığı ve yapım aşamasıyla ne kadar zamanda gerçekleşiyor?

Yaklaşık 2 aylık bir süreç diyebiliriz. Önce senaryo yazılıyor. Uzman pedagog ve eğitim danışmanlarımızın ve TRT denetiminden geçtikten sonra saslendirmeler yapılıyor. Sesler kesilip kurgulanıyor. Sesler animatör arkadaşlara pay ediliyor. Her bir animatör günlerde ilgili bölümdeki kendi sahnesini canlandırmak için ilmek ilmek dokuyor Pepeeyi. Sonra bu sahnelerin renkleri ve ışığının ayarlandığı ve ekranda görünecek son haline geldiği rendır aşamasına geçiliyor. Daha sonra rendır fırınından çıkan sahneler kurguda birleştiriliyor. Birleşen bölümün sesleri yenileniyor, müzikleri ekleniyor, müzik miksleri yapılıyor. Dublaj miksleri yapılıp yayın kopyası haline getiriliyor. Bunun için yaklaşık 60 kişi çalışıyor.

pepee5Pepee geçtiğimiz günlerde bir de konser verdi, üstelik çok da ses getirdi. Şimdi önümüzdeki günlerde bir konser daha olacak. Konser atmosferinden bize bahseder misiniz?

Pepeeci ailelerden çok ciddi anlamda bir talep vardı. Çocuklarının Pepee ile karşılaşmasından mutluluk duyacağını söyleyen yüzlerce mail ve telefon alıyorduk. Asılnda bu bizim de istediğimiz bir şeydi ama en iyisini yapalım istiyorduk. Aylarca Pepee’nin kostüm karakterinin yapımı için sanat ekibi uğraştı. BKM’den Kuruçeşme Arena için teklif gelince ekip olarak iyice heyecanlandık.

Dünya devlerinin sahne aldığı yerde ilk kez bir çizgi karakter hem de Türk bir çizgi karakter sahneye çıkacaktı. Ama bir aylık bir hazırlık süresi vardı önümüzde, bu sürenin darlığı bizi biraz strese soktu. Bir ayda, tüm Pepeecileri mutlu edebilecek bir etkinlik için gerçekten tüm ekip gece gündüz çalıştı.

Amacımız Kuruçeşme Arenayı bir Pepee Şenliği haline getirmekti. Mekanda alt açma ünitelerine kadar her ayrıntıyı yaş grubumuza göre düzenledik. Konserin her diyaloğu, aksiyonu, interaktif oyunları yine pedagojik danışman ekibimizin onayı ile hazırlandı. Çok şükür ki tüm yorgunluğa değdi. İlk konserde iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalık vardı, tüm çocuklar hatta büyükler hep bir ağızdan Pepee şarkıları söyledik, oyunlar oynadık, halay çektik, horon teptik ve herkes yüzünde gülümseme ile ayrıldı. İlk konseri kaçıran Pepeecilerin yoğun ilgisi sebebi ile BKM etkinliği tekrarlamak istedi. Biz önümüzdeki günlerde tekrar aynı heyecanı yaşayacağımız için çok sevinçliyiz.

Şimdi bir hayal kuralım. Pepee’yi Düşyeri Çizgi Film/ Animasyon ekibinize teslim ettiniz ve artık boşsunuz. Hayalinizdeki yeni bir karakteri yaratmak için bol zamanınız da var. O karakterden bize biraz bahseder misiniz?

Çok boş kalmasak da biz bir fırsatı bulup ikinci karakteri de yaptık. 1,5-2 yıl önce yapımına başladığımız yeni projemiz çok yakında vizyona girecek. Karakteri ben anlatmayayım. O kendini tüm çocuklara anlatacaktır. Biraz sabır sadece…

Pepee’nin büyüme ihtimalini de konuşmak isterim… Bir gün mesela on yaşında bir çocuk olarak karşımıza çıkabilir mi, yoksa hep aynı yaş grubuna mı hitap edecek?

Pepee’nin ev hayatını göreceğiz yeni sezonda. Ama yaş grubu olarak Pepee hep aynı yaş grubunda kalacak. Büyütmeyi şimdilik düşünmüyoruz. İleri yaş grubu için yeni projeler yapıyoruz.

pepee6Son olarak… Benim ilk kez karşılaştığım Ayşe Şule Bilgiç upuzun saçları olan, motorla dolaşan, anlatan, “Rüzgarın Kızı” olarak tanınan, biraz asi görünümlü bir kadındı. Hâlâ motor maceraları devam ediyor mu, yeniden sizi TV’de görebilecek miyiz?

Motor tutkum hala devam ediyor. Her ne kadar son dönemde kullanamıyor olsam da kolay vazgeçebileceğim bir tutku değil benim için… Bu tempoda TV zor, ama belli olmaz…

 

Not: Her hakkı MiniMaksi.com.tr’ye aittir. İzinsiz kullanılamaz.

bir cevap yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

15 + twenty =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>